Sayıştay’ın 2024 yılı denetim raporu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İZSU) mali tablosunda büyük bir zararı gün yüzüne çıkardı. Rapora göre, İZSU 2024 yılında 4 milyar..
Sayıştay’ın 2024 yılı denetim raporu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İZSU) mali tablosunda büyük bir zararı gün yüzüne çıkardı. Rapora göre, İZSU 2024 yılında 4 milyar 355 milyon TL zarar etti. Denetçiler, kurumda ihale usulsüzlükleri, çevre mevzuatına aykırı uygulamalar ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanımı gibi ciddi sorunlar tespit etti.
Raporda en dikkat çeken bulgulardan biri, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi ile ilgili oldu. Tesise gelen atık su miktarının mevcut kapasiteyi aştığı, bu nedenle arıtılmamış suların zaman zaman İzmir Körfezi’ne bırakıldığı belirtildi.
Denetçiler, tesisin halen çevre izni veya geçici faaliyet belgesi bulunmadığını ve bu nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından idari para cezası uygulandığını da vurguladı. Ayrıca İzmir’in farklı bölgelerindeki arıtma tesislerinden çıkan 2,5 milyon metreküplük arıtma çamurunun 20 yıldır Çiğli’de depolandığı, bu durumun şehir genelinde kötü koku ve çevre kirliliğine neden olduğu tespit edildi.
Sayıştay, İZSU’nun bazı mal ve hizmet alımlarını küçük parçalara bölerek doğrudan temin yöntemiyle yaptığına dikkat çekti. Bu uygulamanın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na aykırı olduğu belirtilirken, rekabet ortamının bilinçli şekilde engellendiği ifade edildi.
Ayrıca yapım işlerinde görevli kontrol personelinin sahada bulunmadan imalatların yürütülmesi, işlerin yüklenici inisiyatifine bırakıldığı anlamına geldiği kaydedildi.
Raporda, İZSU’da çalışan bazı işçilerin yıllık izinlerini kullanmadıkları, bu nedenle emeklilik döneminde toplu ödeme yapılmasının kuruma ek mali yük oluşturduğu belirtildi.
Bunun yanı sıra işçilere yılda 270 saatin üzerinde fazla mesai yaptırıldığı ve bu durumun 4857 sayılı İş Kanunu’na aykırı olduğu ifade edildi.
İZSU ile yetkili sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinde, eşit davranma ve liyakat ilkelerini ihlal eden hükümlere yer verildi.
Raporda, şoförlerin trafik suçu işlemesi durumunda başka göreve atanmasına imkan tanıyan düzenleme “eşit davranma ilkesine aykırı” olarak nitelendirildi. Ayrıca personelin vefatı halinde yakınlarına işe alımda öncelik verilmesinin de liyakat ilkesini zedelediği vurgulandı.
Denetçiler, İZSU’nun envanterinde çalışır durumda yüzlerce hizmet aracı bulunmasına rağmen, bu araçların kullanılmadığını, buna karşın benzer araçların dışarıdan kiralandığını ortaya koydu.
Bu durumun kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını gösterdiği belirtilerek, mevcut araçların aktif kullanılması gerektiği vurgulandı.
Tahtalı, Ürkmez ve Mordoğan baraj havzalarında yaklaşık 600 kaçak yapının bulunduğu, yıkım kararlarının alınmasına rağmen uygulamaya konulmadığı da raporda yer aldı.
Sayıştay, bu yapıların koruma alanlarında yer aldığını hatırlatarak, İZSU’nun mevzuat gereği yıkım kararlarını derhal uygulaması gerektiğini belirtti.
Raporda, çevre yatırımlarının gecikmesinin İzmir’in ekolojik dengesini tehdit ettiği vurgulandı. Denetçiler, özellikle Çiğli AAT’nin kapasite artışının bir an önce tamamlanması gerektiğini belirterek, “Atık suyun arıtılmadan körfeze verilmesi çevresel felaket riskini büyütmektedir” uyarısında bulundu.